Cevikce / Haber ayrıntısı

Baykal’in anlamak istemedigi

Baykal’in anlamadigi da CHP’nin bu tarihi sorununu çözmenin yine kendisinin sorumlulugunda oldugudur.
24 Ocak 2005— Sosyal demokrat aydinlarin “Parti Baskanligi” için yeterli bulmadigi Sarigül’ün, kendi sözleri ile asil hedefi “Basbakanlik”. Bir gazetecinin sorusuna karsilik geçenlerde “Kasimpasa’dan Basbakan çikiyor da, Feriköy’den niye çikmasin” demisti.

 

Basbakan Tayyip Erdogan’da sanki “atisma” yapan saz sairlerini kiskandirircasina sunlari söylemisti, “Bende üniversiteyi bitirdim. Su, simit sattim ve sonunda isimi buldum”. Isi dedigi “Basbakanlik” olmali. Iki önemli isminde bu sözlerinde ortak olan mayalarindaki halk çocuklugu kokusudur.
Bayar - Menderes ikilisi Devlet Partisi CHP’den ayrilarak 1950’de seçimle is basina gelen ilk demokratik iktidardir. Demokrat Parti’ye uzun yillar kasketliler partisi denmistir. Çünkü yoksul Anadolu halki, eline geçen ilk firsatta, “Cebburrut Devlet” in partisi CHP’yi alasagi etmistir. O tarihten sonra adinda “halk” oldugu halde hiçbir seçimde CHP yoksul ve orta siniftan oy alamamistir.
CHP, Anadolu’da “mütegallibe” denen sözcük anlami ile zorba takiminin partisi izini ve halka ragmen iktidar gücü kullandigi savini, halkin kafasindan silemeyen bir parti olmus ve olmaya devam ediyor.
1966’da Ismet Pasa “CHP ortanin solundadir” demesinin altinda bir anlamda 6 okun içindeki “halkçilik”in anlamini halka anlatabilmek amaci yatiyordu. Gerçekte de, o tarihten sonra bugüne kadar hep o yapisal degisimi saglayan CHP sosyal demokrat parti olma niteligini korumustur.
Oysa, Ecevit’in genel baskan olmasi ile sola açildigina inandirdigi için degil, Ismet Pasa’dan sonra yüzünde ve gözlerinde halktan biri izlenimi verdigi için CHP 1977’de ilk ve son kez Anadolu halkindan oy alabilmistir.
Dogruyu söyleyen rakamlarla CHP’nin seçim tarihinin özeti söyle: 1950 Yüzde 39, 1954’de 35, 1957’de 41, 1961’de 37, 1965’de 29 (Bu seçim CHP’nin ortanin solu darbesini yedigi seçimdir), 1969’da 27, 1973’de 33 (Ecevit’in lider olarak ilk seçimi), 1977’de 41, 1987’de Top. Sol 33 (CHP kadrolari çogunlukla SHP’nin içindedir, Ecevit DSP ile ilk seçimine girmistir), 1991’de Top. 32, 1995’de Top. 25, 1999’da Top. 31, 2002’de Top. 21, 2004’de (yerel) Top. 20. Bu tablodaki seçim sonuçlarina bakildiginda CHP’nin son 10 yildir gerçekten bir “halktan kopma” süreci yasadigi görülüyor.
Sarigül’ün çikisini Baykal ilk günlerde “magazin” konusu olarak görmüstü. Bu küçümsemenin özünde, Sarigül’ün kendisini popülizme (sözlük anlami halkçilik) kaptirdigi savi yatar. Sonunda olay gerçek tabanina oturdugunda en çok ciddiye alan da yine Baykal oldu. Baykal partiden atmaya kadar varan bu tepkiyi göstermese idi, yazilanlar dogru ise Baykal’in 80 kisi ile toplanti yaptigi Diyarbakir’da Sarigül’ü 800 kisi asla karsilamazdi.
Hürriyet gazetesinin internet anketinin son durumu söyle: M. Sarigül %26.9, Z. Livaneli 22.2, K. Dervis 11, D. Baykal 7.7, H. Günes 5.2, B. Bayram 2.8 ve H.F.Günes 1.8. Anketin ilk ortaya koydugu gerçek, en popüler olanlarin ilk sirada yer aldigidir. Sarigül ile Livaneli’nin tek ortak özellikleri ikisinin de özellikle orta sinif halkin degerlerine yakinliklaridir. Üstelik ikisi disindaki isimler tek tek bunlara oranla çok düsük düzeydedir.
Sarigül iste bu gerçekten yola çikmis gözüküyor. Ve o nedenle “Ben Genel Baskan olmak için degil, yarim yüzyil sonra sandiktan CHP’li Basbakan çikaracagim” diyor.
Avrupa’daki sosyal demokrat partiler programlarina uygun hedef kitlesinden oy aldilar ve iktidar oldular. Orta sinif, düsük gelirli çalisanlar, emegi ile geçinenler çogunlukla Türkiye’nin sosyal Demokrat Partisi CHP’ye oy vermediler.
1973 - 1978 arasi yani bir bes yil hariç, ne Ecevit, ne Erdal Inönü, ne Murat Karayalçin ve ne de Deniz Baykal partinin “6 okundan halkçiligi” topluma kabul ettiremediler. Iste Sarigül bunu basaracagi izlenimini verdigi için Baykal’i yenecegine inaniyor.
Baykal’da bir türlü bunu içine sindiremiyor. O nedenle basarabilirse bu kurultayin gündemini kendine göre tanimlamaya çalisiyor. “Bu kurultay Türkiye’nin bagimsiz kalip kalmama mücadelesinin, kaderinin belirlenecegi kurultaydir” diyor.
CHP delegelerine hedef gösteriyor ama Baykal’in bu sözlerinden kimse bir sey anlamiyor. Baykal’in anlamadigi da CHP’nin bu tarihi sorununu çözmenin yine kendisinin sorumlulugunda oldugudur.

Tarih: 1/26/2005

Okunma : 1192

Kategori : NTVMSNBC

yorum oku/yaz - Yazdır