Cevikce / Haber ayrıntısı

Baykal ayrilma sözü verdi


Ne zaman? Herhalde 2007 seçiminden önce ise bu özveri saygidegerdir. YOKSA!
31 Ocak 2005— CHP Kurultayinda genç gazeteci, deneyimli yazar Cengiz Çandar’a soruyor, “Baykal bu kurultayi da kazanirsa elestirilen yakin çevresini ve muhalefet politikasini degistirir mi?” Çandar’in yaniti, “Kirkyillik Kâni, hiç olur mu Yani diye bir söz vardir” oldu.
 

Kurultaydan bir gün önce idi, sosyal demokrat görüslü ünlü bir bilim adami dostum, Baykal’in en yakiniyim diye sormustu; “Ilk kez Baykal’in böyle komplo teorilerinden söz ettigini görüyorum, gerçekten kendisi de inaniyor mu?”. Açikçasi yanit vermeden durakladim. Kendi düsüncemi söylemektense, partideki muhalif bir Milletvekilinin (MV) bir gün önce söyledigini ona aktardim, bilim adami da olan MV, “Sarigül’ün karsisinda kaybetme korkusuna kapildi, o nedenle her seyi yapacak, her seyi söyleyecek, gerekirse kurultayi alabora edecek” demisti.
Günlerdir Baykal’in özellikle CHP’ye yakin medyayi karsisina alarak nerede ise savas açtigi görülüyordu. Son olarak ta bir gazetenin yaptigi anketin sonuçlari Baykal’in medya ile tam bir kisisel hesaplasma karari almasina neden oldu.
Baykal kurultay konusmasinin önemli bir bölümünde medyaya suçlamalar yöneltti. Aslinda Baykal’in agir denecek söylemlerinin özünde bir tek konu vardi, “Amerika’nin Ortadogu’daki emellerini gerçeklestirmek için önünde engel olarak gördügü CHP’yi, özellikle de Baykal’i elemine etmek politikasi!”
Baykal’a göre ABD, AKP’yi daha iktidara gelmeden önce etkisi altina almis, Tayyip Erdogan Basbakan olduktan sonra da basta bir kisim medya ve is çevreleri olmak üzere Hükümet’e yaranmak için genis bir isbirlikçi çevre, Baykal’a karsi adeta cephe olusturmuslardi!
Son zamanlardaki bu ABD isbirlikçilerine CHP içinden de katilanlar olduguna, basta kurultay delegeleri olmak üzere CHP’lileri inandirmak için Baykal, kurultayda kirk yillik üstün konusma yeteneginin tümünü ortaya koydu.
Baykal’in ‘küçük nutkunda’, ileri sürdügü “CHP’yi isgal edecegini sanan, bu saldirinin asil nedeni partinin hizli bir yükselis göstermesidir” sözlerine kendisinin de inanmadigi gözlerinden okunuyordu.
Simdi ne olacak? Bir kez sandiktan çikan oy dagilimina bakildiginda Baykal’in MV’leri ve diger dogal delegeler disindaki kongreden seçilmis asil delegelerin oyunun yaridan azini aldigi görülüyor. Sarigül açikçasi, benim beklentilerimin üstünde oy almistir. Daha önceki kurultaylarda hiçbir kimse Baykal’a karsi bu gücü elde edememistir. Sarigül’ün tabanda önemsenecek oyu varmis.
Buna karsin, artik Baykal Sarigül’ü partiden atmaya zorunludur. Zaten kurultayi, satildigini ileri sürdügü eski yüksek disiplin kurulunun yerine yenisini seçtirip, kisa süre içinde Sarigül’ü partiden atmak için topladigini kendisi kurultayda açiklamistir. Sarigül’ü destekleyen 15 milletvekilini, “uslu oturmalari” kosulu ile partiden atmayacaktir.
Bu kurultayin en önemli sonucu Baykal’in kendisi ile ilgili sözleridir. “Günü geldiginde, çekilecegim ve piril, piril bir genç arkadasimi Genel Baskan olarak yanima alip Anadolu’yu köy köy dolasacagim” diyen Baykal’in bu sözünün herkesten fazla arkasinda olma hakki olan bir dostuyum. Ne zaman? Herhalde 2007 seçiminden önce ise bu özveri saygidegerdir. YOKSA!

Tarih: 2/8/2005

Okunma : 1153

Kategori : NTVMSNBC

yorum oku/yaz - Yazdır