Yazdırma tarihi : 9/21/2020

Bazi saptamalar

Tarih: 1/26/2005


Tayyip Erdogan’in; Hisarciklioglu, Serdengeçti ve benzerleri ile tartismak yerine, ekonominin bu gün geldigi olumlu tablodan kendisine pay çikarmayi yegledigi açikça görülüyor.
19 Ocak 2005— TOBB Baskani Rifat Hisarciklioglu bir gazeteye verdigi açiklamalarinda sunlari söylüyor: “Artik sorunlara yalnizca siyasetçi çözüm bulamiyor, ekonomik aktörler, bizim gibi ticareti bilen örgütler ve özel mali kurumlar öncelikli olarak sorumluluk tasiyorlar.”

 


Bu sözlerini son Rusya gezisinden dönüsünde söyleyen is çevrelerinin kurumsal sözcüsü, “Hükümetin, önlerindeki bürokratik engelleri tümüyle kaldirma görevi disinda baska hiçbir seye karismamasinin” altini özellikle çiziyor.
Daha ileri giderek Hisarciklioglu, siyasal amaçli bir tutum sergiliyor. Ana Muhalefet partisinin (CHP) yapamadigi etkin muhalefet görevini üstlenerek, örnegin enerji konularinda AKP Hükümeti’ne somut ve inatçi çikislar yapiyor. Suçlamaya varan sözlerini aynen aldim; “Dogalgaz santrallerinin toplam üretim içindeki payi, dogalgaz çikan Rusya’da yüzde 20, ama dogalgazi olmayan Türkiye’de yüzde 40 seviyesinde. Devlet, elektrigi bunlardan 17 cente aliyor ama 6 cente satiyor. Hani bunlardan hesap soracakti? Iki sene önce AKP iktidara gelirken Sayin Basbakan’in taahhütdü yok muydu? Yolsuzluk yapanin yanina kâr kalmamali, hesap sorulmali.”
Hisarciklioglu’nun savlarinin basinda, Türkiye’nin temel sorunu üretimi artirmak ve istihdam yaratmak oldugu görülüyor. Bu ikisinin de çözümü için tam bir açik pazar ve serbest rekabet ortaminin saglanmasini öneriyor. Bunlari tanimlamak için TOBB Baskani’nin kullandigi sözcük ise, “yapisal degisim”.
Ekonominin istikrarli bir gidis içinde olmasinin para politikalari ile mali dengelerle ilgili oldugunu son krizden sonra artik herkes kabullendi. Bu konuda en yetkili söz hakki olan Merkez Bankasi Baskani dün, “Dövizden ve faizden para kazanma dönemi bitti” diyordu. Bunu açiklarken Baskan Serdengeçti, “enflasyonun geçmiste kaldiginin” altini çiziyor, son iki yilda “milli gelirdeki hizli artisin da” bu sayede gerçeklestigini söylüyordu.
Bana göre Serdengeçti’nin en önemli saptamasi ise, ülkenin en temel sorunu olan gelir dagilimindaki derin uçurum konusunda söyledigidir, “Orta sinifi yillardir neredeyse yok edecek düzeye ulasan gelir dagilimi bozulmasi durmustur”. Bu saptama ekonomik anlamda 25 yil sonra yapisal bir degisimin göstergesidir denebilir.
2001’de kriz patladiginda Ecevit Hükümeti Kemal Dervis’i getirmekle, onun IMF ve Dünya Bankasindaki güvenirliligini bir anlamda kullanarak krizden çikmaya yönelmisti. Çünkü hem borç batagindan kurtulmak hem de kamu açigini dizginlemek için yillardir siyasetin içine düstügü yolsuzluk ve kamu kaynaklarini popülist amaçlar için kullanma olanaklarini ortadan kaldirmak gerekiyordu.
Iki yil içinde yapilan yasal degisiklerle, basta Merkez Bankasi olmak üzere, kamu bankalari ve kaynak yaratan kamu kurumlari, hükümetlerin elinden kurtarilmis oldu. Yani, ekonomik ve mali kurumlarin, siyasetçinin partizan amaçlarina yönelik kullanilmalari büyük ölçüde önlendi. Bütün bunlardan ötürü olumsuz oy faturasi, zamansiz bir erken seçim yüzünden Ecevit, Yilmaz ve Bahçeli’ye kesildi. Ödülü de hiç hak etmedigi halde Tayyip Erdogan’a gitmis oldu.
Basbakan bunun anlamini ve degerini bilmiyor mu, sorusunu yanitlamak zor. Ancak, gerçekçi bir kisilik sergiledigini ve Tayyip Erdogan’in Hisarciklioglu, Serdengeçti ve benzerleri ile tartismak yerine, ekonominin bugün geldigi olumlu tablodan kendisine pay çikarmayi yegledigi açikça görülüyor.


Haber NO: 275

Kategori: NTVMSNBC